EdebiyatFelsefeGenelKişisel Gelişim

Bence Kullanımı

Bence

Bence, bence dememeliyiz. “Benim fikrim, benim düşüncem…” esasen bunlar bizim, bilinçsizce kullandığımız sözcükler. Onlar bir başkasının düşüncesi, bir başkasının fikri. Oysa ki ben, benim olduğumu iddia ediyor, başka bir kişinin sözünü kendime mal ediyorum. Bir düşünür yahut bir yazar, o yazıyı yazmak, o düşünceyi meydana getirmek ya da o görüşe vakıf olmak için ne kadar uğraştığını, araştırdığını nereden bilebiliriz ki! Ve biz, yalnızca o görüşü, anlık olarak kabul ediyoruz. Sonra hemencecik “benim” diyoruz.

Bu telif haklarının da ihlaline girmez mi? Bir sanatçının eserini alsanız ve bir yerde paylaşsanız “bu benim eserim” diye, sizce bunun etik bir yanı var mı? Öyleyse, bir düşüncenin asıl sahibinin ismini belirtirsek doğru davranmış oluruz. Aklımıza isim gelmiyorsa da en azından bir filozof ya da bir yazar diye nitelendirmekte uygun olur.

Referans Daha Etkilidir

Benim olmayan bir düşünceyi benim diye söylemek yalnızca doğru olmamakla bitmez. Aynı zamanda etkisizdir de. Şüphesiz ki, konuşma esnasında söylediklerimizin karşı tarafça da kabul edilmesini isteriz. Örneğin, insan haklarının üzerine konuşurken yahut bir olayın nasıl değerlendirilmesi gerektiğini anlatıyorken, yada yaptığınız bir davranışı savunuyorken, hitap ettiğimiz kitlenin de bu fikri onaylamasını, doğru bulmasını isteriz. “Ben, istemiyorum” diyen, kendini kandırır, kendisinden başkasını kandıramaz. O deve kuşu misali gibi kafasını gömen kimsenin, bu blogu okuduğunu zaten hiç sanmıyorum. Zaten, bu arzu bizim illede bilinçli olarak yaptığımız bir durum değil, bilinç altımız da bunu ister. Neyse sizin bu konuyu bildiğinizi varsayıyorum ve devam ediyorum.

“Benim düşüncem, bana göre, bence” demek yerine, “Kuran’da yazıyor”, “Sokrates dedi ki;”, “Malcolm X’e göre” dediğiniz anda, sizinde gördüğünüz üzere söyledikleriniz daha baskın bir söylev haline geliyor. Neden? Çünkü sizin söylediğinize karşı çıkmak isteyen kişi, şuan yalnızca siz değil, çok üst tabakalar tarafından bile kabul görmüş insana da karşı çıkacaktır. Örneğin, Konfüçyus’a, İsa Mesih’e artık ne bileyim ne söylüyorsanız onun sahibine ve onu doğru kabul eden milyonlarca insana karşı çıkmış gibi gözükecektir. Bu karşı tarafı psikolojik olarak yıpratır. Sizin ile aynı fikri benimsemeye başlar. Bu kaçınılmaz bir gerçektir. En cesur muhalif bile, diyeceğini yumuşak ve nazik bir şekilde der. Bu tecrübe ile sabittir ve aksi görülmemiştir.

Tabi ki de, bu mükemmel tekniği sallamasyon kullanmayın. Sırf kabul ettirmek amacı ile “kuranda da yazıyor”, “tüm filozoflar böyle söylüyor” gibi palavra atmak çok büyük bir ayıp. Hem, karşınızda ki kişi bunu fark ederse sağlam duvara toslarsınız. Sonra kaçacak delik ararsınız. Ayrıca onları aldattığımızda yakalanmasak bile bu doğru bir şey değildir. Bizi kandıran bizden değildir.

Yazar: Eren Açar

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir